PKK Yöneticisi Remzi Kartal: "Cennet gibi yeni bir süreç oluşturma imkanı yaratılabilir"
Yeni süreç tartışmalarıyla ilgili BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Kartal, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyetlerinin İmralı ziyaretlerinden önce devlet yetkilileri ile Öcalan arasında uzun bir görüşme sürecinin yaşandığının anlaşıldığını belirtiyor.
Kongra-Gel Eş Başkanı olan Remzi Kartal, daha önce devlet ile örgüt arasında yapılan OSLO görüşmelerine de örgüt adına katılan isimlerin arasında bulunuyor ve şu anda İçişleri Bakanlığı'nın "terörden arananlar" listesinde kırmızı kategoride yer alıyor. 1994 yılından beri yurtdışında yaşıyor.
Kartal, "Mektupların gönderilmesi öncesinde olağanüstü bir süreç var. Bu görüşmelerin sonucunda bir ortak görüş düzeyi ortaya çıktıktan sonradır ki artık bu heyetlerin gitmesi, gelmesi, bu mektup sürecinin yaşandığı anlaşıyor" diyor.
Bu süreçte yaşananlarla ilgili, "Bütün yapılan çalışmalar, bütün yazışmalar, bütün her şey, sayın Öcalan ve devlet heyetinin ortak görüşü, ittifakı temelinde yapılan çalışmalardır" iddiasında bulunan Kartal şöyle devam ediyor:
"Her şey İmralı'da daha önceden konuşuluyor, tartışılıyor, yazılıyor ve o temelde, ortaklaşmadan sonra bir şeyler ortaya çıkıyor."
Kartal, "Öcalan'ın yaptığı yazılı çağrının da bu ortaklaşmanın bir sonucu" olduğunu savunuyor.
ÖCALAN'IN "TÜM GRUPLAR" İFADESİNDEN NE ANLAMAK GEREKİYOR
"Tüm gruplar" ile Öcalan'ın neyi kastettiğini sorduğumuz Kartal şu cevabı veriyor:
"PKK ve kendisine bağlı silahlı gruplar. Yani HPG'dir, YJA Star'dır. Bir de bunların çatısı altında farklı bölgelerde, farklı alanlarda çalışan gruplardır."
Kartal, dolayısıyla bu ifadenin Suriye'deki YPG veya İran'daki PJAK gibi örgütleri kapsamadığını savunuyor.
27 Şubat'taki basın toplantısında konuşan DEM Parti milletvekili Sırrı Süreyya Önder, okunan metin dışında ayrıca Öcalan'ın, "Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz silahların bırakılması ve PKK'nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" notunu da iletti.
Remzi Kartal, Öcalan'ın o gün örgütüne bir çağrı yaptığını belirtiyor ancak bu çağrının aynı zamanda devlete de yapıldığını savunuyor.
Kartal şunları ekliyor: "Yani Öcalan, 'Koşullar oluşturulursa çatışma sürecini siyasi, hukuki bir sürece çevirebilirim' diyor."
Kartal'a göre Öcalan'ın devletten beklediği, "demokratik mücadele zemininin yaratılması".
"Yapılan çağrıya yönelik olarak devletin bir iyi niyet göstergesi olarak vereceği ilk cevap Öcalan'ın özgürlüğüyle ilgili yaklaşımdır. Umut hakkının kabul edilmesi güven yaratacaktır."
Kartal, Erdoğan'ın "Artık yeni bir safhaya geçildi" açıklamasını ve Bahçeli'nin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'la yaptığı telefon görüşmesini olumlu gördüğünü belirtiyor.
Kartal, "21. asırda Türkiye, Kürtlerle yeniden buluşarak geçmişte yarattığı büyük medeniyeti şimdi demokratik bir medeniyete dönüştürme, cennet gibi yeni bir süreç oluşturma imkanı yaratabilir" yorumunu yapıyor.
Kartal, Erdoğan'ın sözlerini "süreci sahiplenen ve geliştirilmesini, sürdürülmesini esas alan, provokasyonlara karşı da duyarlılık çağrısı yapan bir açıklama" olarak değerlendiriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'nin ilk açıklamalarındaki satır aralarında "umut" gördüğünü belirten Kartal, "Onların o tutumundan dolayı bir yılı aşkındır İmralı'da bazı görüşmeler yapılıyor" diyor.
Kartal, örgütün Öcalan'ın çağrılarına cevap verme konusunda hiçbir sorunu olmadığını savunuyor:
"Örgüt cephesi Öcalan'ın ifade ettiği çağrı çerçevesinde Türkiye'nin çatışma parantezinden siyasi, hukuki bir paranteze taşınması için her şeyi yapar. Örgütün temel endişesi her zaman şudur; bunun devlet tarafında karşılığı ne olur?"